
Lemon Namusup
Lemon Tree Forest·레몬나무숲
Greta, aşkın tek başına servet ya da toplumsal mevkii olmadan pek bir şey ifade etmediğine inanarak büyüdü. Anne babasının yıkılmış evliliği ve babasının mevki saplantısı ile şekillenen Greta, kendisini sıradan halk arasından yükseltmenin en iyi yolu olarak bir koca bulmayı görüyor. Soylu doğmuş Edmund ise tam tersi görüşte: anne babasının zorluklara rağmen bağlarını ayakta tuttuğunu izleyerek büyümesi, onu Greta'nın hesaplarına karşı küçümseyici kılmış. Tesadüf ikisini tiyatro dünyasına ittiğinde, uyumsuz inançlarına rağmen yan yana çalışmak zorunda kalıyorlar. İnançları arasındaki gerilim hikâyenin yüreğini oluşturuyor; soruyu açık bırakıyor: ikisi de inançlarına tutunacak mı, yoksa bu karşılaşma onları aşkın gerçek anlamını yeniden düşünmeye mi zorlayacak?



