
Shihatsu Densha
始発電車
Bir adam sabahın ilk trenine biner, sessiz bir yolculuğa başlar ve sabah boyu uzayan bu yolculukta boş düzlüklerin üzerinden geçerken eski bir ilişkinin anılarını düşünür, hâlâ içinde ağırlığını taşıdığı veda anısını. Hikâye, yıldızların altında yalnız bir dansçının ay ışığında dans etmesiyle gecenin içine kayar; dansçının her adımıyla gölgesi sanki onun peşinden gelir. Seyahat eden adamla dansçının arası kelimelerle değil, yalnızca birbirlerine benzeyen yalnızlıklarla bağlanır. Hikâye, hareket ve sessizliği, anı ve uzaklığı, çok az konuşarak ve daha çok ima ederek yakalar.